|
||
| Hesap Emrah kalkti, elinde bir listeyle bakkal Murat a gitti : - Bakkal amca, dedi, kilosu 525 liradan 7 kilo seker, 630 liradan 11 kilo pirinç, 280 liradan 9 kilo un kaç lira eder? - O senin dedigin fiyatlardan satmiyoruz pirinci, unu. Hem sen okara agir yükü nasil götüreceksin? - Sen agirliklarina bakma amca, fiyatlarinin toplamini söyle. Bu benim matematik ödevim Babasının İşi Öğretmen, Nurdane`ye sordu: - Baban ne iş yapar? Nurdane evde gördüğünü aynen söyledi: - Annem ne iş yapmasını isterse, onu yapar öğretmenim. Şişe İlköğretim ikinci sınıfta, Türkçe dersinde öğretmen: - Bana içinde P harfi bulunan bir kelime söyleyin, der. Arka sıralardan bir ses yükselir: - Şişe öğretmenim... - Şişenin neresinde P var oğlum? - Tıpasında öğretmenim... Serinleyen Güneş Belma, sınıfta pencerenin yanında oturuyordu. Sıcak bir gündü. Dersleri zor izliyordu. Bir aralık güneş, bulutların içine girmişti. onun bu derse ilgisiz halini farkeden öğretmeni sordu. - Ne oldu Belma? - O kadar sıcak ki öğretmenim, güneş bile gölgeye kaçıyor. Baba - Eğer baban olsaydım, sana bir tokat atardım, dedi öğretmen. Afacan cevap verdi: - Hiç güleceğim yoktu. Eğer babam olmuş olsaydınız, şimdi evde bulaşık yıkıyor olurdunuz Kim Almış İlkokulun beşinci sınıfına müfettiş gelmiştir. Tarİh dersinde çocuklara birkaç soru sorup cevap alamayınca: - Peki, İstanbul`u kim aldı? diye sorar. - Vallahi biz almadık öğretmenim, derler. Sinirlenen müfettiş, doğru müdüre çıkar ve: - Ne biçim beşinci sınıf bunlar, der. Müdür gayet ciddi cevap verir: - Aman müfettiş bey biz o sınıftan neler çekiyoruz. İşte böyle alırlar da almadık derler. Verim Sınıf olarak çiftliğe gitmişlerdi. Dolaşırken, sınıfın ukalası Mehtap, meyve bahçesinde çalışan çiftçiye: - Ne kadar eski usulle çalışıyorsunuz böyle! Eğer öyle çalışmaya devamederseniz, öreneğin bu ağaçtan yılda on kilo bile elma alamazsınız,demişti. - Haklısın kızım diye onayladı çiftçi. Elbette on kilo elma alamayız, çünkü o bir armut ağacı... Anlamıyorum - Ben, öğretmenin dersinden hiçbir şey anlamıyorum. - Neden? - Geçen gün dört beş daha dokuz eder, demişti. Bugün de altı üç daha dokuz eder, diyor. Kıskançlık Kaan okuldan eve geldi. Babası, okulda yeni öğretmeniyle işlerin yolunda gidip gitmediğini sordu. - Harika, dedi. Yalnız seni çok kıskanıyor. Babası şaşırdı: - Kıskanıyor mu, neden? - Bugün defalarca: Çocuk çocuk, senin baban ben olsaydım.... dedi durdu |
||