|
||
Anne ablam neden benden daha akıllı Yenibir araştırma ailenin en büyük çocuğunun ötekilere göre daha yüksekIQ’ya sahip olduğunu ortaya koydu. Her yeni çocukta IQ düzeyi düşüyor.Bu durum ana baba ilgisinin çocuk sayısı arttıkça azalmasınabağlanıyor. İstisnalar da var; Darwin ailedeki beşinci çocukmuş Hollanda’dayapılan son araştırma, doğum sırasının zekâ üzerindeki etkisinigösteriyor. Araştırmaya katılan binin üzerinde çocuğun, çocukluktanergenlik dönemine kadar olan IQ seviyeleri test edildi. Buna göre, ilkdoğan çocuğun IQ’su ikinciden daha yüksek olduğu gibi, aynı şekildebirden fazla kardeşi olan çocuklarda da doğum sırasına göre bu farkkendini gösteriyor. Bu, doğum sırasının, kanser riskinden astıma ya daegzamaya, kilodan prematüre ölüme kadar bazı temel değişkenlerde etkisiolduğunu gösteren en yeni araştırma. Yani bilim tarihinde bundan önce,buna benzer çeşitli araştırmalara rastlamak da mümkün. DARWIN BEŞ NUMARA •Bazı çalışmalara göre, doğum sırası aynı zamanda kişiliği, başarıyı vekariyeri de etkileyebiliyor. Buna göre, ilk doğanlar akademik olarakdaha başarılı oluyor, yani Nobel Ödülü kazanmaları daha olası. Bununlabirlikte küçük kardeşlerin radikal ve öncü olmaları daha ender görülenbir durum. Altı kardeşin beşincisi olan Charles Darwin örneğinde olduğugibi. Bazıaraştırmalara göre de doğum sırası, cinsel eğilimleri, sağlak ya dasolak olmayı ve hatta yaşam boyunca birlikte olunan cinsel partnersayısını bile etkileyebiliyor. Ancak bu tür farklılıkların nedenkaynaklandığı çok net değil ve bu konuyla ilgili olarak pek çok çocuklaçevresel faktörleri ilişkilendiren çeşitli teoriler var. KÜÇÜĞE DOĞRU AZALIYOR • Sözkonusu doğum sırasına göre “azalma hipotezi”, hem ekonomik hem duygusalve fiziksel olarak aile kaynaklarının sınırlı olması sonucu, sahipolunan çocuk sayısı arttıkça anne babadan gelen ilgi de azalıyor. Birbaşka teoriye göre ise ailedeki entelektüel ortam, en azından kardeşgelene kadar olan sürede birebir ilgi gördüğü için ilk doğan çocuğayarıyor. İşte bilimadamlarının doğum sırasına göre çeşitlendirdiği etkenler ve nedenler: ZEKÂ •Yapılan birçok araştırma, IQ değerlerinin doğum sırasına göreazaldığını gösteriyor. Yakın zamanda Amsterdam’daki VrijeÜniversitesi’nde yapılan çalışmada araştırmacılar 5, 12 ve 18yaşlarında IQ’ları ölçülen kadın ve erkekleri inceledi. Buna göreuygulanan her testte, yaşça büyük olanın değerleri daha yüksek çıktı.Bu sonuçlar, Oslo Üniversitesi’nde 200 bin kişiyle yapılan ve ilk doğançocuğun IQ değerlerinin ikinciden üç puan, ikincinin de, ardındangelenden bir puan ileride olduğunu gösteren araştırmayı desteklernitelikte. Ailelerin ilk çocuklarına, ikinci ya da üçüncü çocuklarınaoranla daha fazla zaman ayırması ve onlara karşı daha sabırlı olması,bu teorinin en büyük destek noktalarından biri. KİŞİLİK •California Üniversitesi’nde, altı ülkeden iki binden fazla aileyleyapılan bir araştırmaya göre, ailelerin en sevilen çocukları en sondoğanlar. Ailenin asisi de son çocuk olmasa da sonradan doğanlar veonlar da ailelerine daha uzak duruyor. İlkdoğanlar... başarılı, dominant, dindar, vicdanlı ve nevrotik. Daha çokpara kazanıyor, daha fazla sorumluluk sahibi, endişeli, düzenli vekurallara bağlı. Ortancalar...asi, daha az dindar, tezcanlı ve yeni deneyimlere açık. Her ne kadarokulda iyi olmasalar ve işleri sürekli geciktirseler de geneldeuzlaştırıcı rolünü üstleniyorlar. Sondoğanlar... makul, sıcakkanlı, dışa dönük ve yaratıcı. Ailenin ensevileni, çoğunlukla espri kabiliyeti yüksek ve otoriteyi sorgulantipler. KARDEŞ SEVGİSİ • Bukonuyla ilgili bir teoriye göre, büyük kardeş, küçüğüne daha fazlazaman ayırıyor ve onu için daha çok çaba harcıyor. Bunu test etmek içinNewcastle Üniversitesi’nden araştırmacılar, 1558 insanla yaptıklarıçalışmada, ilk doğanların kardeşleriyle ortancalar ya da son doğanlarakıyasla daha sıkı ilişki içinde olup olmadıklarına baktı. Buna göre,ilk doğanların, arada uzak coğrafi mesafeler olsa bile daha sık yüzyüze iletişim kurduğu ortaya çıktı. ÖLÜMLÜLÜK •Sonradan doğanlarda prematüre ölümlere daha çok rastlanıyor. 1915 ile1929 yılları arasında doğan ve ölümlerine kadar takip edilen 14 binerkek ve kız, doğum kilosu, gebelik yaşı, hastalıklar, sosyal sınıf vediğer etkenler gözönünde bulundurulduğunda, küçük olanlarda ölümoranının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Stockholm Üniversitesi’ndenaraştırmacılar, genel eğilimin sonradan doğanlar ve özellikle kadınlarda olduğunu söylüyor. EGZAMA VE ASTIM • Buhastalıklar en bilinen kronik çocuk hastalıkları. Yapılan araştırmasonradan doğanlarda bu riskin daha az olduğunu gösteriyor. Geçen yılDr. Paolo Matricardi’nin Roma ve Milano’daki meslektaşlarıyla yürüttüğüve 11 bin 371 erkekle yapılan çalışma, egzama ve astımın yaygınlığının,toplam kardeş sayısıyla ters orantılı olduğunu göstermişti. Yani nekadar az kardeşiniz varsa, egzama ya da astım olma riskiniz o kadar az. CİNSEL PARTNER •Sonradan doğanlar, ilk doğanlara oranla daha fazla cinsel partnertercih ediyor. Florida Atlantic Üniversitesi’nden araştırmacılarınsorular yönelttiği üniversite öğrencileri arasından ailenin küçüğüolanların daha fazla cinsel partner istediği, ilk doğanların ise dahagenç yaşta çocuk sahibi olmak istedikleri ortaya çıktı. Bunun altındayatan teori ise, ilk doğanların ailelerinin değerlerine daha bağlıolması, ki bu da erken yaşta çocuk yapmak, daha az cinsel partneraramak ve uzun ilişkiler kurma isteği gibi tercihleri de beraberindegetiriyor. KİLO •Sekiz bin öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, sonradandoğanlar daha az kilolu oluyor. Japonya’daki Toyama Üniversitesi’ndenaraştırmacılar, erkeklerde aşırı kilolu olma riskinin büyük kardeş yada kız kardeş sayısıyla önemli ölçüde azaldığını söylüyor. Aynı zamandaaşırı kilolu olma riskinin, üç çocuklu ailelerdeki erkek çocuklarında, tek çocuk olanlardan daha az olduğunu da ifade ediyorlar. Bunuaçıklayan teorilerden biri, aşırı korumacılığın ve aşırı beslenmeninobeziteye yol açan olası nedenlerden olabileceği; çünkü küçük ailelerdeanneler çocuğu daha çok yemek yemeğe teşvik ediyor. Ya da tersindenokursak, geniş ailelerde her çocuğa daha az yemek düşüyor. ÇOCUĞUNUZ EINSTEIN GİBİ OLSUN İSTER MİSİNİZ? •İlk klon olan koyun Dolly’nin yaratılmasında kullanılan teknikten dahakolay bir yöntem geliştirildi. Bunun, tasarım ürünü bebek üretmek üzereinsan embriyolarında kullanılması olasılığı endişeleri arttırdı.Bilimadamları yetişkin hayvanların deri hücrelerinden bebek fareüretmek için kullanılan işlemin, Dolly’de kullanılan teknikten dahaetkili olduğunu ortaya koydu. Ortaya çıkan yavrulardan bazıları kısmîklon, bazıları da Dolly gibi tam klon oldular. Dollytekniğinin tersine, prosedürün çok basit ve verimli olmasının kısıranne babaların kendi biyolojik çocuklarına sahip olmaları içinkullanılabileceği endişesini doğurduğu kaydedildi. Fare üzerindekiçalışmaların ortaya çıkarttığı sonuçlara göre, bir insana ait derihücresini alıp, onu embriyonik duruma geri programlamak ve bir insanembriyosuna eklemenin mümkün göründüğü ifade ediliyor. Ortaya çıkanyavru hem anne babasının hem de deri hücresini veren kişinin bazıgenlerine sahip oluyor. Amerikanbiyoteknoloji şirketi Advanced Cell Technology’nin bilim yöneticisiRobert Lanza, uygulamayla ilgili olarak etik dışı ve tehlikeli yorumunuyaptı. Hücre geri programlaması üzerine çalışan hiçbir bilimadamı bunuinsan üreme ilacı olarak kullanmayı düşünmüyor. Asıl amaç, Parkinson,Alzheimer ya da felç gibi hastalıkların tedavisinde kök hücre üretmeamaçlı kullanmak. EINSTEIN’LAR YARATMAK • Dr.Lanza yapılan fare deneylerinin aynı zamanda klonlanmış bebeküretiminde teknolojinin ne kadar kolayca kullanılabileceğinigösterdiğini söyledi. Lanza, “Eğer elimizde Albert Einstein’a ya dadünyadaki herhangi birine ait bir miktar deri hücresi bulunuyorsa, ohücreleri embriyoya enjekte ederek yüzde 10 ya da yüzde 70 olasılıklaEinstein olan bir çocuk sahibi olabilirsiniz” dedi. ( INDEPENDENT/TIMES/ANKA ) |
||