Beşiktaş'ınen önemli taraftar grubu Çarşı dün aldığı bir kararla grubunfaaliyetlerini sona erdirdi. Birçok maçta tezahüratlarıyla takımıateşleyen, Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool ile oynanan maçınkazanılmasında büyük rol oynarken, stadı inletip ses rekoru kıran,birçok rakip takımın taraftarlarının kıskandığı Çarşı Grubu şok birkararla kendini feshetti. Grubun fesih kararını amigosu Alen Markaryanaçıkladı. Beşiktaş Kültür Merkezi’nde dün akşam gösterilen “Asi Ruh”belgeseli öncesi medyaya açıklamalarda bulunan Markaryan şunlarısöyledi: Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu
film
.Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidirde. Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacaküstüne ataraktan "inanın çocuklar başardık" şarkılarını söyleyerektenve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası'nı ofotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var. Amatör ruh,profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeylerhissedeceksiniz. Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınızsize mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir. Beşiktaş'ıyaşamak, Çarşı'yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına nelereylemektedir? Hiç düşündünüz mü? Devamlı sırtında kamburladolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içineçomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bileferman çıkartılan bu coğrafyayı. Hiç düşündünüz mü? Bağırıyorken de,bağırmıyorken de her şekilde her dönemde
para
alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası buharitanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü? Ve siz "karşı" olmak nedemektir bilir misiniz? Düşünün bakalım. Tam 1,5 saatiniz var. Mahallenin hep kötü çocuğuyduk
Hepiçimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık. Ama yalnızcaçalıştık. Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik. Zamanıntümünü Beşiktaş'la geçiren bu kitlenin ne yaptığını "zaman" bileanlayamazdı eminiz. İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hitve hep bir numara birçok imzamız oldu. Her şeyi Beşiktaş içinyaptığımıza kalıbımızı basardık. Hala da basarız. Lakin bunlarıyaparken, galiba, sanırım, zannediyorum ve hissediyorum ki zararveriyormuşuz. Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızıhissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, bizBeşiktaş'sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsakhemen gidebilirdik. Her şey Beşiktaş için değil miydi? Aslında her şeygeçen sene "satılmış Çarşı" diye bağırıldığında başladı. Yazık kereyazıktı. Tam bırakıyorduk ki. 24 Saat Beşiktaş'ı yaşarkenBeşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki? Ve biz nereye gidiyorduk?
Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz,
uygun
zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı. Ama baktık ki; hakaret almışbaşını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kiminhakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıptutuyor. Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bulimandan, hem bu can evimizden. Bu kararı verirken kaburgamızın tamortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:
"Çarşı Beşiktaş'ın üstüne geçti" İştebu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı. Beşiktaşneresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki. Şanlı Beşiktaşolmasa Çarşı olurmuydu ki? Neyse...
İnşallah geriye bayrağıgöklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek veyapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım. Hakkımız geçtiyse sizehakkınızı helal edin. Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.
ÇARŞI adına Alen Markaryan
|