|
|
 |
« : 02 Mayıs 2007, 20:10:46 » |
|
... Küçük balık, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye... Önce müthiş bir acı duydu dudağında... Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya... Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü... Neye benzerdi acaba, mavi gökyüzü?.. Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu...
“Dudağı yanıklar” denir, şanslıdır onlar... Hani görüp de insanı, gökyüzünü oltadan son anda kurtulanlar... Ne çare, balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu... Küçük balık anladı yolun sonuna geldiğini... Koca denizlere sığmazdı oysa, şimdi yüzerken küçük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu, minik yüreği... İnsanlar gelip geçtiler önünden... Bir kedi yalanarak baktı gözlerinin içine... Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu üstelik... Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu... İşte tam o sırada eğilip aldım onu , yürüdüm deniz kenarına... Bir öpücük kondurup başına, sade bir törenle saldım denizin dalgın sularına... Bir an öylece bakakaldı, sonra sevinçle dibe daldı gitti, tüm kederimi söküp atarak... Teşekkürü de ihmal etmemişti... Birkaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak...
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme... Sorar gibiydiler, “Neden yaptın bunu?” diye... “Bir gün” dedim, “Bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük balık kadar çaresiz, son ana kadar hep bir ümidim olsun diye”
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|