Seyduna
Ölümü Güzelleştirir Ölen ...
|
 |
« : 25 Mart 2007, 17:53:28 » |
|
1.-5. sorularda, cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.
1) Kişinin ................. olması, onu insan yapan özellikleriyle, hisleriyle, mantığıyla, bedeniyle ve çevresiyle .............. bir bütünlük içinde hayatını sürdürmesine bağlıdır.
A) hayalperest - güzel
B) kendisiyle barışık - uyumlu
C) tahsil hayatının - düzgün
D) insan - yalnız
E) istediğinin - sevimli
2) Bir gezginin ......... bırakarak ......... gitmesindeki nedeni anlamakta daima zorlanırız.
A) yaşadığı ortamı - her an
B) hayallerini - geleceğe
C) işini - istediğinde
D) alıştığı her şeyi - bilinmeyene
E) sevdiği her şeyi - bir an önce
3) Uçak kullanıyor, tamircilik yapıyor, silah kullanıyor, özetle erkeklerin "Kadınlar bu işi yapamaz!" .............
A) diye tepki göstermesinden çekiniyordu,
B) dedikleri her işi kadının da yapabileceğini gösteriyordu.
C) kanısını saygıyla karşılıyor, evinin işini yüksünmeden yapıyordu.
D) yargısı, işinde başarılı olmasını engelliyordu,
E) düşüncesi kulağında çınlıyor, onu kötü yönde etkiliyordu.
4) Romanlar, benim gerçek tanıdıklarım, sevgili ........ Çünkü; ........... etmeden hep yanımdadırlar.
A) yandaşlarımdır - kılavuzluk
B) yaşamımdır - isyan
C) çocuklarım - sorun
D) dostlarım - ihanet
E) anılarımdır - kavga
5) Tiyatro yazarının hayatı boyunca ............... eserlerinde kullandığı malzemelerin çoğunu oluşturur.
A) edindiği izlenimler
B) kazandığı serveti
C) okuduğu yazarlar
D) biriktirdiği paralar
E) yakından izlediği oyuncular
6.-10. sorularda, başta verilen iki kavram arasındaki ilişkinin, hangi seçenekte verilen kavramlar arasındaki ilişkiye benzediğini bulunuz.
6) TELEVİZYON - ELEKTRİK
A) DOKTOR - HASTANE
B) KOBAY - DENEY ,
C) ÖĞRETMEN - OKUL
D) RADYO - MÜZİK
E) ARABA - BENZİN
7) DERİ - MONT
A) KAR - SU
B) BUĞDAY - BAŞAK
C) DEFTER - KALEM
D) KUMAŞ - PANTOLON
E) ARI - BAL
ALBÜM - FOTOĞRAF
A) FIRIN - EKMEK
B) ARAPTMAN - DAİRE
C) SOKAK - KALDIRIM
D) OKUL - MÜDÜR
E) KÜTÜPHANE - KİTAP
9) RESİM-SANAT
A) ASTRONOMİ - BİLİM
B) OKUL - ÖĞRETMEN
C) ŞİİR - KİTAP
D) FILM - YÖNETMEN
E) DENEY - LABORATUVAR
10) GEÇ KALMA-TELAŞ
A) ÇABA - ÇALIŞMA
B) GÜLDÜRÜ - KOMEDİ
C) EĞLENCE - SANAT
D) ÖĞRENME - SORMA
E) BAŞARI - SEVİNÇ
11.-15. sorularda, cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından tamamlamak için uygun olmayan seçeneği bulunuz.
11) Bir ..... çok eskiden beri kabul ediliyor diye, onun tamamıyla .......... olduğunu düşünmek yanılmaya neden olabilir?
A) buluş - yeni
B) yöntem - doğru
C) kural - tartışılmaz
D) inanış - geçerli
E) uygulama � mükemmel
12) Osmanlı İmparatorluğu zamanında, ............. amacıyla boğazlara dört adet kale yaptırılmıştı.
A) düşman saldırısından korunmak
B) savunmayı sağlamak
C) güvenliği sağlamak
D) denizcilikte ilerlemek
E) yabancı gemilerin geçişini denetlemek
13) Yeni nesillerin geleneksel mimariyi yalnızca eski resimlerden öğrenmek zorunda kalmalarını arzu etmiyorsak, ................
A) bu eşsiz güzellikleri korumak için uğraşmalıyız.
B) geleneksel mimarimize sahip çıkmalıyız.
C) sanat dallarından birinin de mimarlık olduğunu kabul etmeliyiz.
D) var olan mimari yapıları itinayla korumalıyız.
E) mimari yapıların restorasyonunda öze dikkat etmeliyiz.
14) Efsaneler, yok oldu denilirken, küllerinden yeniden ............. zamanla biçimi değiştirir fakat kesinlikle .................
A) tutuşur �yanmaz.
B) alevlenir - ortadan kalkmaz.
C) hayat bulur - yok olmaz.
D) var olur � kaybolmaz.
E) doğar � ölmez.
15) İnsanların binlerce yıllık kültürünün ve tutkularının izlerini halk oyunları ve halk müziğinden daha etkili biçimde ................
A) göz önüne serecek başka bir şey yoktur.
B) günümüze kadar ulaştıracak başka kaynak yoktur.
C) yansıtacak başka bir ayna olduğunu düşünmüyorum.
D) silecek bir etkinlik olmadığı görüşündeyim.
E) ortaya koyabilecek kültür öğesi bulmak zordur.
16.-20. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.
16) Orayı avucunun içi gibi bilir.
A) Orada herkes onu bilir.
B) Orayı çok iyi tanımaktadır.
C) Orada doğup büyümüştür.
D) Orası hiç değişmemiştir.
E) Oraya çok sık gider.
17) Sinema, oyunculuğun er meydanıdır.
A) Sinema oyuncuları tiyatro oyunlarında da başarı göstermektedir.
B) Sinema oyuncuları arasında her zaman rekabet vardır.
C) Sinema oyuncuları, oyunculuk eğitimi almış kişilerdir.
D) Sinema oyunculuğu ile tiyatro oyunculuğu birbirinden farklıdır.
E) Sinema, oyunculuğun kanıtlandığı yerdir.
18) Trafik kazası olunca sınavı kaçırdı.
A) Sınava yetişemedi.
B) Sınava başka bir gün girdi.
C) Kazada yaralandı.
D) Sınava arabasıyla gidiyordu.
E) Sınava geç katıldı.
19) Mağaranın duvarlarında, o zamana kadar görmediğim taşla oyulmuş hayvan resimleri arasında, maymun resmini aramaya başladım.
A) Mağaranın duvarında yalnızca maymun resimleri vardı.
B) Maymun resimleri, ötekilerden çirkindi.
C) Mağaranın duvarları hayvan resimleriyle doluydu.
D) Duvarlardaki hayvan resimleri, kabartmalardan daha güzeldi.
E) Mağaranın duvarındaki hayvan resimleri her an canlanacak gibiydi.
20) Ziyafette bir kuşsütü yoktu.
A) Ziyafetteki yemekler doyurucuydu.
B) Ziyafette yemek çeşidi çoktu.
C) Ziyafette sütten yapılmış tatlı yoktu.
D) Ziyafetteki yemekler yöreseldi.
E) Ziyafette herkesin sevdiği yemekler vardı.
21.-25. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.
21) (I) Ağaçların bir kısmı yapraklarını dökmezken bir kısmının her yıl yapraklarını dökmesinin nedeni bilinmemektedir. (II) Yaprak dökümü, ağacın türüne ve ortama göre değişir. (III) Ayrıca, genç ağaçlar aynı türden olan yaşlı ağaçlara göre daha geç yaprak döker. (IV) Işığın yeterli olmaması da yaprak dökümünü etkilediği için çok ışık alanlar, az ışık alan ağaçlara göre daha geç yaprak dökerler. (V) Soğuğa çok dayanıklı olan iğne yapraklı ağaçlar yüksek tepelerde yaşarlar.
A) V. B) IV. C) III. D) II. E) I.
22) (I) Evlerin iç dünyaları ile dış dünyayı birleştiren noktası duvarlardır. (II) Duvarların dış dünyaya bakan kısımları içeride barındırılan dünyayı simgeler. (III) Duvarların iç kısımları ise evin gizemini saklar. (IV) Bu gizem duvarın biçiminde ve renginde kendini gösterir. (V) Bazı renkler yalnızca duvarın dışını boyamak için kullanılabilir.
A) V. B) IV. C) III . D) II . E) I.
23) (I) Akdeniz Bölgesi tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. (II) İlkçağda, dönemin en büyük ve görkemli kentleri bu bölgede kuruldu. (III) Bu kentlerin kalıntıları kentler için her zaman problem olan su sorununun o dönemde ortadan kalktığını göstermektedir. (IV) Kalan kalıntılardan en güzellerini kiliseler oluşturmaktadır, (V) Öyle ki çeşmeler, sarnıçlar ve tüneller o dönemlerde kullanılmış su yapılarıdır ve bazıları işlevlerini hâla sürdürmektedir.
A) V. B) IV. C) III . D) II. E) I.
24) (I) Toplum olarak denizle dostluğumuz çok yeni sayılır. (II) Denize kıyısı olan bölgelerimizde bile, elli yıl öncesine kadar, evlerin kapıları ve ön yüzleri dağlara bakardı. (III) Denize yönelmedeki bu gecikmenin sebeplerinden en önemlisi Anadolu topraklarının verimliliğidir. (IV) Herkes katılmayabilir ama ben denizciliğin insanı mutlu kılan bir uğraşı olduğuna inanıyorum. (V) Denizciliğe uzak oluşumuz geleneklerimize ve kültürümüze de yansımıştır.
A) V . B) IV. C) III. D) II. E) I.
25) (I) Her yapılanın en iyisini yapmaya uğraşmamak, mükemmel olanı aramamak, yanlışı doğru gibi kabul etmek gerçekte ruhen bir çöküşün göstergesidir. (II) Eksik, yanlış ve kusurlu olanı kabullenmeyi alışkanlık haline getirmemek gerekir. (III) Her güzel alışkanlık, kötü alışkanlıkların hayatımızdan uzaklaşmasını sağlar. (IV) Yanlış ve eksik olanı kabul etmek insanın kendi eliyle kendi yenilgisini hazırlaması demektir. (V) Yarım işler çöküşün göstergesidir.
A) V. B) IV. C) III. D) II. E) I.
26-30. sorularda, numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.
26) I. O insan yüzüne itinayla yaklaşan bir fotoğrafçıydı.
II. Fotoğrafını çekeceği yüzü bir bakışta keşfeder ve o yüzün sahibinin kişiliğini yansıtacak fotoğraflar çekerdi.
III. Fotoğraflarını çekerken dekor kullanmazdı.
IV. Fotoğrafını çektiği kişiyle kurduğu bu yakın ilişki onun sanatındaki ustalığına büyük katkı sağlamıştır.
V. Ayrıca, model olan yüzün, her yönüyle kendisine güvenmesini sağlar, o yüze en uygun görünümü doğal bir duruşmuş gibi verirdi.
A) II. ile III.
B) II. ile IV.
C) III. ile IV.
D) IV. ile V.
E) IV. ile I.
27) I. Çocuklar bu konuda hiç de mütevazı değil; büyüklerinden daha zeki olduklarını düşünüyorlar.
II. Günümüz çocukları telefon, televizyon, video, bilgisayar gibi elektronik aletleri büyüklerinden daha iyi kullanmaktadır.
III. İşin ilginç tarafı, çocuklar bu düşüncede haksız da değiller.
ıV. Çünkü yapılan birçok araştırma, son elli yılda çocukların zekâ katsayısının devamlı arttığını göstermiştir.
V. Anlaşılan o ki insanoğlunun zekası kuşaktan kuşağa giderek yükseliyor.
A) I. ile II.
B) II. ile III.
C) I. ile III.
D) III. ile V.
E) II. ile V.
28) I. Martı, kıyıdan bulutlara doğru süzülürcesine yükseliyor.
II. Bulutlara kadar yükseldiğinde duracak gibi görünüyor.
III. Bu hızla suya çarpacağını düşünüyoruz, fakat öyle olmuyor.
IV. Sonra rüzgardan destek alıyor, o büyük dalışına geçiyor.
V. Suya yaklaştığında çarpmadan aynı hızla tekrar gökyüzüne çıkıyor.
A) I. ile II.
B) II. ile III.
C) II. ile IV.
D) III. ile IV.
E) IV. ile V.
29) I. Önceleri adı Manyas Golü olan Kuş Gölü adına uygun olarak çeşitli türlerde çok sayıda kuşu barındırır.
II. Sonbaharda ise o yıl doğmuş olan yavrularla birlikte sürüler halinde güneye doğru uzun bir yolculuğa çıkarlar.
III. İlkbaharda buraya bazı kuşlar yuva kurup çoğalmak için gelir.
IV. Bazı kuşlar da beslenmek ve dinlenmek için gelir.
V. İlkbahar ve sonbaharda Kuş Gölü'ndeki kuşların sayısında büyük değişmeler olur.
A) I. � II.
B) III. � IV.
C) IV. � V.
D) I. � III.
E) II. � V.
30) I. Uzaktan bakıldığında şirin bir eve benziyordu.
II. Önündeki tabela olmasa balık lokantası olduğunu anlamak zordu.
III. Hava kararınca ortaya çıkan bir başka güzellik de lokantanın iki tarafında şıkır şıkır yanan lambalar.
IV. Her masanın üzerinde rengarenk çiçekler vardı.
V. Evlerin arasında gizlenmiş bu lokantanın önünde küçük masalar vardı.
A) I. ile II.
B) II. ile III.
C) III. ile IV.
D) IV. ile V.
E) III. ile V.
31) 1: - Park yapılmaz levhasının olduğu yerde niye park ettin?
2: - ........
1: - Ne olursa olsun, kurallara uymalısın.
Yukarıdaki karşılıklı konuşmada, II. kişi aşağıdakilerden hangisini söylerse konuşmanın akışı bozulur?
A) Eşimi doktora ***********ürmem gerekiyordu.
B) Başka arabalar da park etmişti.
C) Trafik polisi yoktu.
D) Park yapılmaz levhasını görmedim.
E) Çok acelem vardı.
32) 1: - Öğleden sonra sinemaya gitmeye ne dersin?
2: - ..........
1: - Öyleyse yarın gidelim.
Yukarıdaki karşılıklı konuşmada, II. kişi aşağıdakilerden hangisini söylerse konuşmanın akışı bozulur?
A) Bugün gitmesek; kendimi iyi hissetmiyorum.
B) Benim için çok iyi olur, kardeşim de gitmek istiyordu.
C) Akşama misafirim var, evi toplamalıyım.
D) Öğleden sonra bir randevum var.
E) Üzerinde çalıştığım raporu yarına kadar bitirmeliyim.
33) 1: - Nerede çalışıyorsun şimdi?
2: - Bilgisayar şirketindeyim.
1: - Sevindim; sen zaten.....
Yukarıdaki karşılıklı konuşmada, boş bırakılan yer aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa konuşmanın akışı bozulur?
A) çalışmaktan hiç hoşlanmazsın.
B) hep böyle bir işte çalışmayı hayal ederdin.
C) bilgisayar konusunda çok bilgilisin.
D) bu alanda eğitim almıştın.
E) böyle işlerin adamısın.
34) Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
A) El alemin ağzı torba değil ki büzesin; ne yaparsan yap dedikodu yapılmasını engelleyemezsin.
B) Sürekli çalıştık, dişten tırnaktan artırdık.
C) Annemin elindeki meyve tabağıyla içeri girmesiyle sıkıntılı havanın dağılması bir oldu; hepimiz meyve tabağına uzandık.
D) Sözlerimi kulak ardı edersen, bu işi başarmakta zorlanırsın.
E) Kimsenin işine karışmayan, fakat kendi burnunun dikine giden biriydi,
35) "Ama" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul belirtmektedir?
A) Çantamı alabilirisin ama içinde para yok.
B) Bahsettiğin filme gittim ama beğenmedim.
C) Okulunu bitirdi ama çok başarılı değildi.
D) Çok direndi ama sonunda kabul etti.
E) İstediğin yemeği pişiririm ama bana yardım etmelisin.
36) Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, "İşleyen demir ışıldar." atasözüne en yakın anlamdadır?
A) Yalnız taş duvar olmaz.
B) Akan su yosun tutmaz.
C) Alet işler el övünür.
D) Eğilen baş kesilmez.
E) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
37) Aşağıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü cümle olur?
I. Bilirkişiler, rüzgarın etkisiyle köprünün biraz sallanmasının normal olduğunu söylediler.
II. Bu durumu incelemeleri için bilirkişiler getirildi.
III. Sallanmayı önlemek mümkün olmayınca, köprü kısa bir zaman içinde yıkıldı.
IV. Bilirkişiler her ne kadar sallanmayı normal karşılasalar da, köprüden toplu halde geçildiğinde sallanmanın artması herkesi korkutuyordu.
V. Yayaların nehri geçmesi için yapılan köprü, açıldığı gün sallanmaya başladı.
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
38) Aşağıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi ilk cümle olur?
I. Çünkü, gökdelenlerin yaygın olduğu büyük kentlerde gökyüzünü ancak belli alanlara çıkınca görebiliyorsunuz
II. Oysa köylerini bırakıp büyük kentlere yerleşenler, tabiatla içiçe olmayı da terk ediyorlar.
III. Yeşil bir alan, ağaç derseniz onlara da büyük kentlerde pek rastlanmaz.
IV. Köyde yaşayanlar tabiatla ve gökyüzüyle her zaman birbirlerine yakındırlar; bunları fazla bir çaba sarf etmeden görebilirler.
V. Bu nedenle de, doğayı ve gökyüzünü görebilmek ancak hafta sonu piknikleriyle mümkündür.
A) I. B) II . C) III . D) IV. E) V.
39) Aşağıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?
I. kısacası sahibinin en yakın dostu olan saat
II. sahibinin bileğinde atışlarıyla ritim tutan
III. ister istemez sahibine benzer
IV. bütün heyecanlarına ortak olan
V. ya da takıldığı göğüs cebinde onun sıcaklı-ğıyla ısınıp
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
40) Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük gerçek anlamında kullanılmıştır?
A) Karşıdaki Bozcaada mavi ışıklara boyanmıştı.
B) Vadideki çiçeklerin moru denize akıyor, denizin maviliğinde kayboluyordu.
C) Kayısı ağaçları ilkbaharla birlikte çiçeklerle duvaklanmıştı.
D) Kuşlar gökyüzünü sesleriyle dolduruyordu.
E) Güllerin kokusu, hanımelilerinin kokusuna karışıyordu.
41) Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili çözcük çıkarılırsa, cümlenin anlamında bir daralma ya da değişme olmaz?
A) Zaman içinde teknolojinin ve bilimin etkisiyle değişmiş gibi görünseniz de, siz doğanın bir parçasısınız,
B) Doğayla yüzleşmek, kendimizle, yaptıklarımızla yüzleşmek anlamına gelir.
C) İnsan olmanın en önemli koşulu, karşımızdaki insanlarla ilişkilerimizdeki hassas dengeyi korumaktır.
D) Her ne kadar ağaçlardan, çiçeklerden uzaklaşmış gibi görünsek de doğayla etkileşimimiz daima sürecektir.
E) Doğa kavramının kültürel, mitolojik, politik kökleri vardır.
42) (I) Saat, saatleri sayar, dakikaları sayar. (II) Bununla da yetinmez saniyeleri, saliseleri de sayar. (III) Ona güç veren kaynak var olduğu sürece hiç durmadan sayma işini sürdürür. (IV) Ancak saatin saymasında, kendisine has, değişik bir taraf vardır. (V) Durmadan sayma işini yaptığı halde, sayılar çok büyümez; belli bir değere geldiğinde tekrar başa döner. (IV) Öteki sayma makinelerindeyse bu, genellikle istenmeyen bir özelliktir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kendisinden önce gelen cümleyi açıklamaktadır?
A) II. B) III . C) IV. D)V. E) VI.
43) Sanki zaman içinde yolculuk yapmışçasına, içimizi kaplayan garip bir duyguyla seyrederiz bu eşsiz kenti.
Bu cümleye göre, sözü edilen kent aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
A) Hareketli
B) Büyük
C) Düzenli
D) Tarihi
E) Issız
44) Bilgeliği ve hayata bakış açısıyla, bir ulusun zihnine ve davranışlarına heykeltıraşlık etmiş nadir kişilerden biridir.
Bu cümlede, "heykeltıraşlık etmiş" sözü aşağıdakilerden hangisine en yakındır?
A) Örnek olmuş
B) Öncülük etmiş
C) Biçim vermiş
D) Çeşitlilik getirmiş
E) ilham vermiş
45) Uçuş dersi alan kişilere "Hiç yapmamış olmanız, hiç yapamayacağınız anlamına gelmez," diyen bir pilotun amacı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Önemsememe
B) Yüreklendirme
C) Korkutma
D) Engelleme
E) Vazgeçirme
46) Birikimlerimi bir bedel ödemeden oluşturabilmeli, bir şey yapmak için bir başka şeyden vazgeçmemeliyim.
Bu cümlede aşağıdaki isteklerin hangisi dile getirilmektedir?
A) Toplum tarafından kabul görme
B) Eleştiriye açık olmama
C) Bol kazanç elde ederek güçlenme
D) Ödün vermeden yaşamını sürdürme
E) Geleceğe güvenle bakma
47) Çamaşır makinesi tamircisinin yanına, tamir sırasında gelen bir yaşlı kadın makinenin içine bakınca "Bunun içi kapkacak doluymuş" der. Kadının bu sözü,
I. Şaka yapıyor olması
II. Çamaşır makinesinin içine hayranlık duyuyor olması
III. Çamaşır makinesinin içini ilk defa görüyor olması
durumlarından hangisinin göstergesi olamaz?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) l ve III
E) II ve III
48) Bir işi yapmada tez canlılık göstermek sabırsız davranıp her işi bir çırpıda bitirmeye çalışmak o işle ilgili birtakım aksiliklerin çıkmasına ve yapılan işin olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir.
Bu parçada öne sürülen görüş, aşağıdaki atasözlerinden hangisini desteklemektedir?
A) Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.
B) Acele işe şeytan karışır.
C) At binenin kılıç kuşananın.
D) Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.
E) Bugünün işini yarına bırakma.
49) Aşağıdakilerden hangisi, "Gün ağarırken, ufuk, ateş ve dumana büründü." cümlesine anlamca en yakındır?
A) Günün ilk saatleri bile kendisine hayran bırakıyordu.
B) Güneş doğarken puslu bir kızıllık gökyüzünü kapladı.
C) Güneşin doğuşu bütün ihtişamıyla karşımızdaydı.
D) Güneş her zamankinden daha parlak ve daha hızlı doğuyordu.
E) Günün ilk saatlerinde bile hava sıcaktı.
50) Selçuk cumartesi günü tiyatroya (T), kütüphaneye (K) araba galerisine (A) ve lokantaya (L) gitmiştir.
� A'ya L'den önce K'dan sonra gitmiştir.
� T�ye L'den sonra gitmiştir.
� İlk gittiği yerde en uzun süre kalmıştır.
� A'da T�den daha kısa, L'den daha uzun süre kalmıştır,
Bu dört yer, aşağıdakilerin hangisinde Selçuk'un en kısa süre kaldığından en uzun süre kaldığına doğru sıralanmıştır?
A) L,A,T,K
B) L,T,A,K
C) K,L,A,T
D) K,A,L,T
E) L,T,K, A
51) Bir sepette üç tane kasımpatı, iki tane gül, iki tane de karanfil vardır. Bu yedi çiçekten beşi sarı, ikisi de beyazdır.
Buna göre, çiçeklerin renkleriyle ilgili seçeneklerde verilen yargılardan hangisi kesinlikle doğrudur?
A) Kasımpatılardan en az biri beyazdır.
B) Güllerden en az biri beyazdır.
C) Kasımpatılardan en az biri sarıdır.
D) Karanfillerden en az biri beyazdır.
E) Güllerden en az biri sarıdır.
52. ve 53. soruları aşağıdaki bilgilere göre yanıtlayınız.
Bir sokakta iki bakkal, iki züccaciye, birer tane de tuhafiye, kasap, fırın ve pastane olmak üzere toplam 8 dükkan vardır. Züccaciyeler sokağın aynı tarafında, bakkallar ise farklı taraflarındadır. Fırın, pastane ile tuhafiyenin arasında, kasap da iki züccaciyenin arasındadır.
52) Tuhafiye iki dükkanın arasındaysa bu iki dükkan aşağıdakilerin hangisinde verlenler olabilir?
A) Bakkal, züccaciye
B) Bakkal, pastane
C) Pastane, kasap
D) Fırın, züccaciye
E) Kasap, fırın
53) Aşağıdakilerin hangisinde verilenler, kesinlikle sokağın aynı tarafındadır?
A) Kasap ile fırın
B) Tuhafiye ile züccaciyelerden biri
C) Fırın ile züccaciyelerden biri
D) Kasap ile züccaciyelerden biri
E) Kasap ile pastane
54) Hayatta hiç tahammül edemediğim şey defter köşelerinin kıvrılması, kağıt destelerinin bozulmasıdır. Öyle ki okuduğum gazeteyi gelişigüzel, içi dışına dönmüş, darmadağınık bırakamam. Karşımdaki insan, köşesi kapalı bir dergiyi parmağıyla ya da tırnağıyla yırtarak tırtık tırtık açsa, ben olduğum yerde tedirgin olurum.
Bu sözlerin sahibi, aşağıdaki yargılardan hangisini desteklemek için bunları söylemiş olabilir?
A) Bir derginin kağıdının kaliteli olması benim için çok önemlidir.
B) Basılı olsun ya da olmasın her türlü yazı kağıdına saygı duyarım.
C) Kağıdın geri dönüşümü için elimden gelen herşeyi yaparım.
D) Evde dağınık ortamlara hiç tahammül edemem.
E) Okumayı çok sevdiğim için elime geçen her yazılı kağıdı okurum.
55) Doğayı, felsefe, heykeltıraşlık, ressamlık ve bahçıvanlık ile kusursuz bir denge içinde birleştiren sanat bonsaidir. Bonsainin küçük kalması sağlanabilir fakat gelişmesi durdurulamaz. Bonsainin doğdu yer Çin'dir. Ancak, bu sanatı dünyaya Japonlar tanıtmışlardır. Bu nedenle bonsai Japonlara ait olarak bilinir, Bonsai 19. yüzyılın ilk yarısında dünya çapında tanınmaya başlamıştır. Bonsai her tür ağaçtan yapılabilir, ama bazı ağaç çeşitleri, doğal özelliklerinden dolayı özellikle bu sanatın yapımı için daha elverişlidir, Bonsai ile uğraşan bir sanatçı saksı içindeki küçük ağacı, doğadakine benzetebilmek için budama, örme, tel sarma gibi pek çok teknikten yararlanır.
Bu parçada bonsai ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Gelişmesini sürdüreceğine
B) Hangi tekniklerden yararlandığına
C) Tarihsel kökenine
D) İlişkili olduğu diğer sanat dallarına
E) En çok kullanılan ağaç türüne
56) Kuzey Kutbu'nun en önemli özelliği en küçük sıcaklık değişimine duyarlı olmasıdır. Çünkü, 1°'lik ısınma bile buzulların erimesine yol açmaktadır. Eriyen su daha fazla güneş ışığı çeker. Bu da daha hızlı bir ısınmaya yol açar ki, bu durum kutupta ölümcül sonuçlar doğurur. Örneğin yüzen buzullar üzerinde avlanan kutup ayıları buzların erimesi üzerine topluca ölürler. Geriye kalan kutup ayıları da, aç oldukları için kendilerini öldürür korkusuyla, yaşayan insanlar tarafından öldürülür.
Bu parçanın bütününde aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Kutup ayılarının avlanma yönteminden
B) Kutup bölgesinde yaşayan hayvan türlerinden
C) Ekolojik dengenin bozulmasının canlılar üzerinde yarattığı etkiden
D) Kuzey kutbunda yaşayan kutup ayısı sayısından
E) Kutup bölgesinde yaşayan canlıların başlıca besin kaynaklarından
57) Bir kişinin dile kazandırdıklarıyla dilden aldıkları karşılaştırılırsa eminim ki aldıklarının yanında kazandırdıkları çok önemsiz kalacaktır. Dilbilimciler için de bu geçerlidir. Çünkü, hiç kimse yüzyıllar boyunca biriktirilmiş ve nesilden nesile aktarılmış bir dil hazinesinin sunduğu zenginliğe, tek başına önemli bir katkıda bulunamaz.
Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Dilin geliştirilmesinde, o dili konuşan herkesin belli bir ölçüde katkısı vardır.
B) Bir dilin kalıcı olması için kurallarının iyi belirlenmesi gerekir.
C) Dilbilimcilerin çalışmaları dışındaki her çaba, dili olumsuz etkileyebilir.
D) Başka dillerin gramer yapısını bilenler, kendi dillerini daha iyi kullanırlar.
E) Dil, dil ile uğraşan bazı kişilere çok katkıda bulunur.
58) Muhalif olmak sanatın tek amacıdır. Çünkü, sanatçı dünyaya her zaman eleştirel gözle bakabilmelidir. Unutulmamalıdır ki sanatçının en önemli görevi toplumun düşünce düzeyini yükseltmektir. Toplumun düşünce düzeyini yükseltebilmek için sanatçı, yaşadığı zamana, topluma tanık olmalı; bu tanıklığını da eserlerinde yansıtmalıdır. Sanatçının kendini toplumdan soyutlayıp gerçekleri görmezden gelerek yaşama tanıklık etmesi mümkün değildir.
Bu parçaya göre, seçeneklerde verilenlerden hangisi sanatçıdan beklenenlerden biri değildir?
A) Daima içinde yaşadığı toplumla ilişki içinde olmak
B) Toplumun düşünce düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmak
C) Olayları olduğu gibi kabullenmekten kaçınmak
D) Olaylara karşı duyarlı olmak
E) Toplumda azınlık durumunda olanların görüşlerini dile getirmek.
59) Ölülerini mumyalayarak saklama çok eski tarihlere dayanır. Özellikle bu geleneği yüzyıllarca sürdüren Mısırlılar, ölülerini mumyalayarak canlıymış gibi saklıyorlardı. Böylece ruhun bedenden ayrılmayacağına, sonsuza dek barındığı bir yuvada olduğuna inanıyorlardı. Eski Mısır'da ölüler beslenip, giydirilip kimi önemli etkinliklere de ***********ürülüyordu. Böylece toplumdan kopmadıkları, toplumun bir parçası oldukları düşünülüyordu. Ne yazık ki Katolik Fransızlar ölülere canlıymış gibi davranılmasını bir türlü kabul edemediler ve ellerine geçen mumyaları yok ettiler.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Mumyalama işlemiyle ruhun bedenden ayrılmadığı inancına
B) Mumyalama tekniğinin bilginin yanında beceri isteyen bir uğraş olduğuna
C) Yaşam ve ölüme ilişkin görüşler açısından toplumlar arasındaki farklılığa
D) Kimi milletlerin kendisi gibi düşünmeyenlere karşı hoşgörüsüz davrandığına
E) Ruh ile beden ilişkisi konusundaki inançların davranışlara da yansıdığına
60) Arkasında tek ağaç bile görülmeyen bir yer görmek istiyorsanız Baragan'a gidin. Bir kuyudan ötekine gidinceye kadar insanın susuzluktan ölmesi işten değildir. Baragan'da sizi kimse açlığa karşı da korumaz. Fakat açlığa ve susuzluğa karşı önleminizi aldıysanız ve kendi kendinizle baş başa kalmak istiyorsanız oraya mutlaka gidin.
Bu parçaya dayanarak Baragan'la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
A) Pek çok doğal güzelliğe sahiptir.
B) Yiyecek bulmak zordur
C) Ağaçsız bir yerdir
D) Çorak görünümlüdür
E) Su kaynakları kıttır.
61) Dilbilimle uğraşan pek çok hükümdar gibi Hint-Türk hükümdarı I. Ekber Şah da dilbilim üzerinde durmuştur, hatta yeni doğan bebekleri, konuşmanın yasak olduğu bir yere kapatmıştır. Yalnızca dilsiz ve sağırların girebildiği bir "dilsizler evi"ne konuşan kimse alınmıyormuş. I. Ekber "dilsizler evi"ne dört yıl sonra gittiğinde ne bir bağrışma, ne de bir konuşma sesi duymuştur.
Parçada verilen bilgiler aşağıdakilerden hangisini kanıtlamak için kullanılabilir?
A) Konuşmada yüz ve çene kaslarının gelişmesinin önemli olduğunu
B) Kalıcı konuşma bozukluklarının genetik olduğunu
C) Konuşmanın öğrenilen bir davranış olduğunu
D) Konuşmanın belirli bir yaştan sonra olduğunu
E) Konuşma becerisinin doğuştan olduğunu
62) Hikâye, duygular düşünceler düzleminde bir macera dünyasını gözümüzün önüne serer; bu dünya kurmaca olmasına rağmen, içinde yaşanılan toplumun ve zamanın gerçek dünyasına ait bilgilerle doludur.
Bu parçaya dayanarak hikâyeyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Gerçek dünyanın bilgileri kullanılarak bir kurmaca oluşturulamaz.
B) Her hikâyenin gerçek dünyayla ilişkisi vardır.
C) Gerçek hikâye okuyucunun duygularına seslenmez.
D) Hikâyelerdeki kurmaca dünya gerçek dünyadan uzaklaşmamızı sağlar.
E) Hikâyelerdeki kurmaca dünyanın dışında mutlu olmamız olanaksızdır.
63. VE 64. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
63) İnsanlar bitkilerden yararlanmakla kalmamışlar, böceklerden de yararlanmışlardı. İpekböceklerinin ipeği, arıların balı, bazı kabuklu bitkilerin boyası gibi. Bazı böcekler ise içerdiği protein ve yağ depolarından dolayı besin kaynağı olarak görülmüştür. Öyle ki bazı bilim adamları açlık sorununa karşı bu böcekleri çözüm olarak önermektedir. Kimi böcekler bahçe ve tarlalarda bazı zararlılarla mücadele amacıyla kullanılır. Seracılıkta bitkilerin böcek kullanılarak döllendirilmesi sık kullanılan, para gerektirmeyen etkili bir yoldur. Böcekler fiziki yapıları ve yaşam biçimleriyle de insanlara esin kaynağı olmuştur. Bunun bir örneği Londra metrosunun yapımı sırasında, görülmüştür. Metronun kazı işlemlerinde Culex pipiens adlı sivrisineğin hortumunun çalışma biçimi örnek alınmıştır.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
A) Böceklerden nasıl yararlanıldığından
B) Açlık sorunu karşısında böceklerden yararlanılabileceğinden
C) Teknolojik alanlarda bazı böceklerin fizyolojik yapısının örnek alındığından
D) Böcekleri sınıflandırma sisteminden
E) Böceklerden elde edilen ürünlerden
64) Bu parçaya göre, böceklerin açlık sorununa çözüm olmaları aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Çevreye az zarar vermelerinden
B) Hızlı bir biçimde çoğalmalarından
C) Dünyanın her yerinde bulunmalarından
D) Çok çeşitli olmalarından
E) Protein ve yağ bakımından besin değerlerinin yüksek olmasından
65. VE 66. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
65) "İnsanlar çift yaratılmıştır." denir ya bunun nedeni insanların ağzı, burnu, göz yapısı, boyu posunun birbirine benzeyebilmesidir. Bu kadar ortak özelliklere sahip olabilirken insanların parmak izlerinin aynı olması olanaksızdır. Parmak izini silecek ağır yanmaların dışında, yanma ve yaralanmalardan sonra bile parmak uçları kendisini yenileyip eski durumunu aynen alıyor. Parmak izi dokunulan yerde, hava koşulları ve yüzeyin durumuna göre bozulmadan uzun süre kalabiliyor. Bundan dolayı da parmak izine dayanarak yüzlerce suçlu yakalanmıştır. Geçen yıl 1200 kişi bu yolla yakalanmıştır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Kanıt sunma
B) Neden belirtme
C) Tanımlama
D) Nicel bilgi verme
E) Karşılaştırma
66) Parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanlar arasındaki farklılıkları belirlemede kullanılan yöntemler
B) Bir suçun arkasından yapılan incelemede parmak izinin nasıl tespit edileceği
C) Parmak izinden kimlik saptamada yararlanmak için hangi işlemleri yapmak gerektiği
D) Parmak izlerinin nerelerden tespitinin daha kolay olduğu
E) Parmak izinin kimlik saptamak için, en güvenilir araçlardan biri olmasının nedenlerine
67. VE 68. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
Boyama kitaplarındaki resimlerin boyanmasındaki temel ilke, sınır çizgisi ortak olan bölgelerin farklı renklerle boyanmasıdır. İlkenin tek olması, farklı beğenilere göre farklı renklerde boyanmış, her biri ayrı renk cümbüşü olan resimlerin meydana çıkmasına neden olur. Bu resimlerden pek çoğu sanat değeri taşıyacak özelliklere sahip olabilmektedir. Öte yandan sanatsal değil, matematiksel yaklaşımda olan biri de bu uğraştan başka zevkler alabilir. Örneğin, resmin temel ilkeye dayanarak boyanabilmesi için en çok kaç renk kullanılabileceği sorusuna yanıt arayabilir.
67) Boyama kitaplarındaki resimlerin boyanmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi bu parçada öne sürülen görüşlerden biri değildir?
A) Belli kurallara uyularak yapılabilir.
B) Sanatsal bir değeri vardır.
C) Farklı yaklaşımlarla değerlendirilebilir.
D) Belli bir eğitim gerektirir.
E) İnsana zevk veren uğraştır.
68) Bu parçaya dayanarak aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşabilir?
A) Sanatın kurallarını matematik belirler.
B) Başarılı sanatçıların matematiksel tarafları güçlüdür.
C) Sanatta aynı ilkeden hareketle farklı eserler ortaya konabilir.
D) Kısıtlayıcı kuralların azalması sanat açısından değersiz eserlerin oluşmasına neden olur.
E) Sanat eğitimi almadan sanatın hiçbir dalında ürün verilemez.
69. VE 70. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
Dünyanın dört bir yanında insanların en çok tükettiği besinlerin başında tahıllar, baklagiller ve patates gibi bitkiler gelmektedir. (II) Tabii ki bu bitkilerin yenebilir hale gelmesi için pişirilmesi ve öğütülmesi gerekmektedir. (III) Kolay sindirilen karbonhidratlardan oluşması bu besinlerin en önemli özelliğidir. (IV) Bazı bilim adamları vücudumuzda hızlı sindirildiği için bu tür besinlerle beslenen kişilerde şişmanlık, şeker hastalığı ve damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıkların görüldüğünü söylemektedir. (V) Bu hastalıklardan kurtulmak için beyaz et, taze meyve sebze, yumurta ve sert kabuklu yemişlerden oluşan bir diyetin uygulanması tavsiye edilmektedir.
69) Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde koşul belirtilmektedir?
A) l. B) II. C) III. D) IV. E) V.
70) Bu parçaya göre, tahıl, baklagil ve patates gibi besinlerin insanlarda sağlık problemleri yaratmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pişirilmeden ve öğütülmeden yenilememeleri
B) Dünyanın dört bir yanında yetiştirilebilir özelliğinin olması
C) Sindirim sistemine zarar vermesi
D) Bu besinlerle yapılan yemek çeşidinin fazla olmaması
E) Kolayca sindirilmeleri yüzünden bazı hastalıklara sebep olmaları
71. VE 72. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
71) Çoban Yıldızı gökyüzünün en parlak cisimlerindendir. Bu nedenle astronomide önemli olduğu gibi mitolojide de önemi büyüktür. Ana Tanrıça İştar'ın adı bugün kullandığımız astronomi, astronot gibi sözcüklerin temelini oluşturur. Çoban Yıldızı, Babil'in Ana Tanrıçası İştar ile özdeşleştirilmişti, Babil'de İştar ile ilgili pek çok inanış hakimdi. Yağmurun yağması, toprağın bereketli, verimli olması, hayvanların ve insanların çoğalmasının İştar'ın sayesinde olduğu inanışı vardı. Ay Tanrıça Sin, Çoban Yıldızı'nın yani İştar'ın annesi olarak görülürdü. Pek çok toplumda Ana Tanrıça farklı adlarla anılsa da onunla ilgili inançlar ve ona yakıştırılan özellikler hiç değişmiyordu.
Yukarıdaki parçada İştar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İştar'ın günümüzde kullanılan kjmi terimlere kaynaklık ettiğine
B) Gökcisimlerinden hangisiyle temsil edildiğine
C) Farklı toplumlarda farklı adlarla anıldığına
D) Annesinin de tanrıça olduğuna
E) İştar'ın öteki adlarının neler olduğuna
72) Bu parçada, İştar'ın etkili olduğuna inanılan alanlar arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmamıştır?
A) İnsan sayısının artması
B) Hayvan sayısının artması
C) İklimdeki değişiklikler
D) Gökcisimlerinin hareketleri
E) Toprağın bereketi
73. VE 74. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
Anadolu kilimlerinin bugünkü yerini almasında Anadolu'da hayvancılığa önem verilmesinin etkisi büyüktür. Çünkü, Anadolu insanı yetiştirdiği ve avladığı hayvanların etinden yararlandığı gibi, yününden de yararlanmıştır; yünü eğirerek elde ettiği iplikleri kilim dokumasında kullanmıştır. Neolitik Çağ'a kadar uzanan sembolik motifler Anadolu kilimlerinde nakış nakış işlenmiştir. Bugün Atlas Dağları'nda yaşayan Berberi kabilelerinden Afganistan'da yaşayan konar göçerlere; ABD'de yaşayan Navajo yerlilerinden Güney Amerika'da And Dağlarındaki yerlilere kadar çok geniş bir coğrafyaya dağılmış insanların dokudukları kilimlerde Anadolu kilimlerindeki motifleri görmekteyiz. Bu motifler, günümüze kadar süregelen efsaneleri, inanışları, âdetleri aksettiren sonu bilinmeyen zengin bir ortak dildir. Köyden köye, yöreden yöreye farklılık gösteren renklerle süslenmiş kilimler, Anadolu'nun en eski ve en özgün el sanatları arasındadır.
73) Bu parçaya dayanarak kilimlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Üretildiği yer için önemli bir gelir kaynağıdır.
B) Eski ve özgün el sanatlarından biridir.
C) Değişik renklerde dokunmaktadır.
D) Dünyanın pek çok farklı bölgesinde kilim dokunmaktadır.
E) Çok eski çağlardan beri kullanılmaktadır.
74) Bu parçada, kilim motiflerinin bir "dil" olarak nitelendirilmesi onların hangi özelliğini vurgulamaktadır?
A) Göz alıcı renklerin kullanılmasıyla oluşturulması
B) Yüzyıllar ötesinden günümüze kadar gelmesine rağmen hep aynı olması
C) İletişim aracı olması
D) Yöreden yöreye farklılık göstermesi
E) İpliğin örülmesiyle oluşturulması
75. VE 77. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
Günümüz dünyasında hemen her yetişkin okuma-yazma kabiliyetine sahiptir. Günümüzde önemli, önemsiz her şey yazıya dökülüyor. Magazin haberleri gibi içeriksiz yazılardan tutun da ciddi, bilimsel yayınlara kadar her şey yazılıyor. Bundan dolayı bugünden geleceğe kalacak yazılı kaynaklarda pek çok önemsiz, gereksiz bilgi bulunacaktır. Bu durum geleceğin tarihçileri için problem olacaktır. Önemli ve gerekli bilgileri ayıklamada sorunla karşılaşacaklardır. Oysa eski kültürlerde bu böyle değildi. Okuma-yazma küçük bir zümrenin becerisiydi ve yazılar yalnızca belli amaçlara hizmet etmek için yazılıyordu. Hattuşaş'ta bulunan yaklaşık 25.000 tablet parçasında, en çok işlenen konu olan din dışında, diğer devletlerle yapılan yazışmalar ve antlaşmalar, bazı kralların yıllıkları, kanunlara ve görev kurallarına değinen metinler tespit edilmiştir. Ancak bu kaynaklarda günlük yaşamın bir parçası olan ekonomi, tarım, eğitim gibi konulara çok az yer verilmiştir. Hitit dünyasına ait yazılı kaynaklardaki bu boşluk, Arkeolojik kazılarda elde edilen başka buluntuların yardımıyla doldurulmaya çalışılmaktadır.
75) Bu parçaya göre, Hitit uygarlığı hakkında bilgi edinmede yazılı tabletler dışındaki buluntulara başvurulmasının nedeni aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
A) Bulunan tabletlerin doğa koşulları içinde bozulmuş olması
B) Tabletlerde ele alınan konuların sınırlı olması
C) Bazı tabletlerdeki yazıların okunmaması
D) Tabletler dışındaki buluntuların sayıca daha fazla olması
E) Tabletlerde yazıların öznel bir anlatımının olması
76) Bu parçaya göre, geleceğin tarihçilerine günümüz toplumlarını değerlendirmede güçlük çıkaracak durumlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
A) Günümüzdeki yazılı kaynakların büyük bir bölümünün aydınlatıcı değeri olmayan bilgiler içermesi
B) Günümüzdeki yazılı kaynakların iyi korunmaması
C) Günümüzdeki yazılı kaynakların farklı yöntemlerle saklanması
D) Eski kültürlerden kalan yazılı kaynakların günümüz dillerine rahatlıkla çevrilmesi
E) Günümüzdeki yazılı kaynakların farklı dillerde olması
77) Bu parçada, günümüz toplumları ile eski toplumlar arasında aşağıdakilerden hangisi bakımından bir fark olduğu belirtilmiştir?
A) Yazıları yazanların üslûbu
B) Kullanılan alfabe
C) Yazılı kaynakları korumada kullanılan yöntem
D) Yazılarda işlenen konular
E) Yazı yazmada kullanılan malzemeler
78.-80. SORULARI AŞAĞIDAKİ PARÇAYA GÖRE YANITLAYINIZ.
Tarih öncesinden beri varolan ve Lübnan sediri, olarak bilinen ağacın ilk yayıldığı alanlar Lübnan, Amonos ve Toros dağlarıdır. (II) Lübnan 'ın bayrağının sembolü olan bu ağaçlar günümüzde Lübnan'daki 480 ağaç dışında, ülkemizde Toros dağlarında varlığını devam ettirmektedir. (III) Sedir ağacı, kerestesinin dayanıklılık özelliği bakımından abanoz ağacından daha dayanıklı olduğu için antik çağdaki birçok saray ve tapınakta olduğu gibi, Efes Tapınağı'nda çatı malzemesi, olarak tercih edilmiştir. (IV) Ağacın kök ve gövde odunundan elde edilen katran, Mısırlılar ve İnkalar tarafından, ölülerin mumyalanmasında ve gemilerin ziftlenmesinde kullanılırdı. (V) Antik çağlarda ağacın reçinesi şarapçılıkta kullanılırken günümüzde kokusuyla stresin tedavisinde kullanılmaktadır. (VI) Sedir ağaçları yıllarca, kesilerek ihraç edilmiştir. (VII) Sedir ağaçlarının bulundukları yerlerdeki sulak alanların kurutulması sonucu ortaya çıkan bölgesel iklim değişiklikleri ağaçların yok olmasına neden olmuştur.
78) Bu parçada sedir ağacıyla ilgili olarak aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?
A) Antik çağdan günümüze kadar yayılma alanlarında bir değişiklik olmuş mudur?
B) Sedir ağaçları nerelerde kullanılır?
C) Antik çağda kutsal bir ağaç olarak görülmüş müdür?
D) Sedir ağacından hangi ürünler elde edilmektedir?
E) Sedir ağacı bir toplumun simgesi olmuş mudur?
79) Bu parçanın üç paragrafa ayrılması istenirse, ikinci ve üçüncü paragrafların kaç numaralı cümleyle başlaması gerekir?
İkinci paragraf Üçüncü paragraf
A) III VII
B) II VI
C) IV V
D) III V
E) III VI
80) Bu parçada VI. ve VII. numaralı cümlelerde aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?
A) V. cümlede anlatılanların kuralları
B) l. cümlede anlatılanların nedenleri
C) IV. cümlede anlatılanların sonuçları
D) II. cümlede anlatılanların nedenleri
E) III. cümlede anlatılanların gerekçesi
 Mesajlarınızda ;
1-) Argo Sözcükler, 2-) Arkadaşlarınızı Rencide Edici Sözler, 3-) Sırf Reklam amaçlı, 4-) Konuya Uygun OLmayan İçerikli Yazılar Yazmayınız, 5-) Kesinlikle büyük harfle mesaj yazmayınız. 6-) Gereksiz Smileyler Kullanmayınız.
|