|
|
 |
« : 05 Mayıs 2008, 13:30:04 » |
|
Tarihi zehirle yazmak... Antikçağ'dan bugüne kadar, zehirle işlenen cinayetlerin sadece çok azıaçığa kavuşturulabildi. Ancak, çözümlenen olaylara ilişkin gerçeklerde, geceler boyu uyku kaçıracak kadar korkunç... Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Üye Ol veya Giriş Yap Sokrates, arkadaşlarını etrafında topladıktan sonra baldıran zehiri içmişti. Zehir, düşük miktarlarda kullanıldığında etkili tedavi edici maddelerarasında yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında zehir, Tanrı'nın insana birlütfu olarak görülüyor. Ama yüksek dozda kullanıldığında da, zorludüşmanların ve nefret edilen kocaların kolayca ortadan kaldırılmasınısağlıyor. Aslında, "Eski Roma"da döndürülen entrikalar, dünyanın başkayerlerinde de sık sık yaşanıyordu. Buentrikarlarda, eşlerin ayrılmasında, para ve güç için yapılansavaşlarda zehir çok önemli bir role sahipti. İstenmeyen insanlarınortadan kaldırılması konusunda hiçbir şey onun kadar etkili değildi.Üstelik bunu, arkada kanıt bırakmadan ve hissettirmedengerçekleştiriyordu. Avrupa'ya zehir hazırlama yöntemleri, buişin tüm malzemeleriyle birlikte doğudan geldi. Zehir, genelliklebitkilerden ve mantarlardan elde ediliyordu. Ancak, Antikçağ'da, buamaçla arsenik, civa ve civa sülfit gibi minerallerden; yılan,karakurbağası gibi hayvanlardan da yararlanılıyordu. Yunanlı filozofAristoteles (M.Ö. 384-322) ile Romalı hekim Celsus (M.S. 1.yy.),aralarında baldıran ve banotunun bulunduğu çok az bitkisel zehiritanıyorlardı. Onlar daha çok arsenik ve türevi olan metalikzehirleri kullanıyorlardı. Aristoteles M.Ö. 340 yıllarında portakalkırmızısı renkteki arsenik disülfürü şöyle tanımlıyordu. "Başta atlarıolmak üzere, her tür çekek hayvanını öldürüyor. Bu maddeyi önce suyuniçinde çözmek, sonra da süzmek gerekiyor." 8. yüzyılın ikinci yarısınagelindiğinde, Arap simyacı Cabir Bin Hayyan, kendisinin yaptığı büyücümutfağında arseniği kaynatarak beyaz, kokusuz ve tatsız arsenik tozunuelde etmeyi başardı. Böylelikle Bin Hayyan, sonraki yüzyıllarda "tümzehirlerin en zehirlisi" olarak bilinen ve ölüme yol açmada eşsiz biretkiye sahip, bir numaralı zehiri geliştirmişti.Türk hekimEbubekir Razi, 900'lü yıllarda, arseniğin zehirli etkisini civanınkiylekarşılaştırmıştı: "Ötekilerle karşılaştırıldığında arseniğin kesinlikleöldürücü bir etkisi var ve yan etkilerinden kurtulmakta mümkün değil."Butehlikeli beyaz zehir, kısa süre içinde tüm zehirleri gölgede bıraktı.Arsenik zehirlenmesinin belirtileri çok yönlüydü. Bu nedenle,genellikle kolera gibi başka hastalıkların belirtileriylekarıştırılıyor ve hiç kuşku yaratmıyordu. Öldürücü olması için çeyrekgramlık bir doz yeterliydi ve yemeklere ya da içeceklere karıştırmakhiç de zor olmuyordu. 1840'lara kadar hiçbir doktor ya da kimyagercesetlerde arseniği teşhis edebilecek bilgiye sahip değildi.kaynak: focusdergi
|
|
|
|
|
Logged
|
TRForumcu Niye Bukadar Güzel ? Acaba Neden ??
Herşey Rahat Yolunda.
|
|
|
|
|
|
|
|