|
Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela asmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalınmış ve sekretere: - Kapıyı aç kızım, demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:
-O iş tamam beyim... Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz Osmanı da ben kurtarmıştım Dursun'u da... Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.
Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:
- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı?.... Demiş. -Adam:
-Hiiç...Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim! demiş...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| TRForumcu.NeT | Bilgi ve Paylaşım Platformu |
|
Bir golf kulubünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmıs. Yakınındaki bir adam hands-free konuşmam düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış. Adam: Alo Kadın: Merhaba şekerim, kulupte misin? Adam: Evet. Kadın: Ay ben burda süpper bir deri ceket gördüm. 1000 dolarcık. Alabilir miyim? Adam: Oluur, madem cok sevdin, al tabii. Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2002 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte bir tane buldum. Adam: Ne kadar? Kadın: 60 bin dolarcık. Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama... Kadın:Yaşasınnn! Bir şey daha var. Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar. Adam: Tamam, ama 420 bin dolardan fazla verme sakın. Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum. Adam: Ben de seni... Görüşürüz. Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar: Bu telefon kimin, bilen var mı?"
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| TRForumcu.NeT | Bilgi ve Paylaşım Platformu |
|
YAVAŞLA
Adamın biri yeni aldığı arabasıyla otobana çıkmış, arabasını deniyor. Yol boyunca tabelalar görüyor. "YAVAŞLA 50 km" Hızını 50 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 40 km" Hızını 40 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 30 km" Hızını 30 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 20 km" Hızını 20 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 10 km" Hızını 10 km/s'ye düşürüyor. Ardından bir tabela daha "YAVAŞLA'ya HOŞ GELDİNİZ"
PARAŞÜT
Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar: "Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?" Satıcı: "Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız" Müşteri: "Peki ya o da açılmazsa?" Satıcı: "Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz"
3 HAFTA
Adamın biri son durumunu sormak için doktoruna gider. Doktor dosyaları inceler ve kötü haberi verir: "Efendim, sizin 3 haftalık ömrünüz kalmış, vee" Hasta: "Evet devam edin" Doktor: "3 haftadır da sizi arıyoruz"
ÖPÜCÜKLE ÖDEME
Anne ile kızı bir tuhafiyeye giderler. Birkaç ürün aldıktan sonra hesabı ödemek için kasaya giderler. Kasadaki adam kızdan çok hoşlanır ve "Borcumuz ne kadar" diyen kıza "İki öpücük" der. Kız da "Anne bir zahmet borcumuzu ödeyiver" der.
FARKLI TEDAVİ
Genç bir bayan annesiyle birlikte doktora gitmiş ve hastalık belirtilerini anlatmış. Doktor: "Soyunun da bir bakalım" demiş. Genç bayan ise: "Hasta olan ben değilim, annem" demiş. Doktor ise: "Ha öylemi o halde şu ilaçları kullansın geçer" demiş. SABAH ÇORBASI
Adamın biri sabah kalkıyor ve karısından çorba istiyor. Karısı ise sabahın köründe bunu yapmak istemiyor. Bunun üzerine adam lokantaya gidiyor ve bir çorba istiyor. Bekliyor bekliyor ama çorbası bir türlü gelmiyor. Sabahtan beri bir çorbaya ulaşamadığı için sabırsızlanıyor. Sonra gözüne bir adam ilişiyor. Önünde bir çorba var ama adam içmiyor ve gazete okuyor. Hemen adamın masasına gidiyor ve çorbasını içmeye başlıyor. Bir de ne görsün çorbanın dibinde bir böcek var. Böceği görmesiyle kusması bir oluyor. Bu sırada gazetesini okuyan adam: "Sen de mi onu gördün?" diyor.
BOĞULDUM
Adamın biri ölüyor ve öbür tarafa gidiyor. Orada bu kişiye tekrar dünyaya dönmesi için bir şans tanınıyor ve dünyaya ne olarak dönmesi soruluyor, o da "Ben balina olmak istiyorum, bıcı bıcı yüzmek istiyorum" diyor. Bu isteği kabul ediliyor ve dünyaya gönderiliyor. Ancak bir süre sonra tekrar öbür tarafa geliyor. Ne olduğu sorulunca da "Boğuldum" diyor.
SINIFTAKİ YABANCI
Sınıf öğretmeni öğrencilere teker teker sorular soruyormuş. Ama hiçbiri doğru düzgün cevaplayamıyorlarmış. Öğretmen iyice sinirlenerek başka birine daha soru sormuş. O da bilemeyince "Bir şey bilmiyosun, pekii niye geliyosun sen buraya?" diye bağırarak sormuş. O da cevaplamış: "Ama sayın öğretmenim, ben kalorifer tamircisiyim, radyatörleri kontrol ediyodum"
KEL'in TALİHİ
Bizim Temel sinemaya gitmiş. Oturmuş, bir bakmış önünde aynı Dursun'un kafaya benzeyen kel bir adam. Avcunu öpüp bir şaplak atmış. Adam döner dönmez de: "Ula Dursun ne yapıyısın?" diye sormuş. Adam da: "Yav ne Dursun'u kardeşim manyak mısın?" diye kızmış. Adam yerini değiştirmiş önlere gitmiş. Biraz sonra da bizimki gitmiş adamın arkasına oturmuş, avcunu öpüp yine bir şaplak atmış. Adam döner dönmez de: "Ula Dursun ne yapıyısın?" diye sormuş. Adam da: "Yav ne Dursun'u deli herif?" diye kızmış ve yine yerini değiştirmiş. Temel de hemen arkasına oturmuş ve bir daha şaplak atarak: "Ula Dursun, yarım saattir sen diye başka bir adama vuriyurum" demiş. RECAİ
Köylüler, kahvedeki televizyondan Ecevit'i izliyorlarmış. Recai hemen atlamış: "Biz Ecevit ile çok kankayızdır, tanır beni" Köylüler inanmamış tabii. Recai, çok ısrar edince, bir heyet toplayıp Ankara'ya gitmişler. Ecevit gerçekten de Recai'yi tanıyormuş. Heyet beyni ambele bir şekilde köye dönmüş. Daha sonraki bir gün ise TV'ye Clinton çıkmış. Recai yine: "Bu Clinton da beni tanır, aramızdan su sızmaz" Köylü bu hikayeye önce inanmamış ama Recai yine çok ısrar edince kendilerini ABD'de bulmuşlar. Miting öncesi Recai, Clinton'ın yanına gitmeden önce köylülere "Siz burada bekleyin, ben birazdan kankamla gelicem" demiş. Köylüler başlamış beklemeye. Ve bir anda ortalık alkışlara, bağrışmalara bürünmüş. Bir de bakmışlar, Clinton ile Recai cidden el ele kol kola sohbet ede ede geliyorlar. O sırada iki Amerikalı da kendi aralarında konuşuyor: "Yaw şu bizim Recai de yanındaki adam kim?"
TEKNOLOJİ
Amerikan, Japon ve Türk temsilcileri, bir toplantıda buluşuyorlar. Amerikalı kulağını tutarak bir şeyler söyleniyor. Japon ve Türk hemen atlıyor: "Ne yaptın sen?" diyerek. O da cevaplıyor: "Biz teknolojide çok ileriyiz. Kulağımızın içine küçük çipler yerleştirdik. Bu şekilde başkalarıyla görüşebiliyoruz" Biraz sonra da Japon, kendi kendine konuşmaya başlar ve de diğerleri sorar: "Peki sen ne yaptın?" O da "Biz teknolojide çok daha ileriyiz. Dişlerimizin içine çok daha küçük çipler yerleştirdik. Bu şekilde başkalarıyla görüşebiliyoruz" Ardından Türk daha fazla kendini tutamayarak bayağı gürültülü bir şekilde osurur. Amerikalı ve Japon sorarlar: "Ne yaptın sen?" Bizimki de cevaplar: "Faks çektim" TANIYAMADIM
Bayanın teki ölmüş ve öbür tarafta isterse tekrar dünyaya dönebileceği söylenmiş. O da: "Evet isterim ama çok güzel olmak istiyorum "demiş. Kabul edilmiş ve bayan güzel olarak dünyaya geri dönmüş. Fakat bir kaç saat sonra kadın tekrar öteki tarafa gelmiş. Bunu gören melek, kadının canını alana sormuş: "Ya niye bunu bir daha öldürdün?" Cevap: "Kusura bakmayın, tanıyamadım"
EYFEL İÇKİSİ
Adamın biri Eyfel Kulesi'nin en üstündeki restorana çıkmış. Başka biri ise gelerek bir Eyfel İçkisi istemiş. Bizimki hemen sormuş: "Nedir bu içki?" Cevap: "Bu mu. Eğer bunu içip bu kuleden aşağı atlarsan, yere çakılmana çok az kala tekrar yukarı çıkarsın" Bizimki de hayretle "Hadi ya. Bir göstersene" demiş. Adam içkisinden bir yudum almış ve aşağı atlamış. Gerçekten de yere çok az kala adam tekrar yukarı çıkmış. Bizimki de "Ben de yaparım" diyerek içkiden bir yudum almış ve aşağı atlamış, ancak yere çakılmış. O sırada restorandakiler ise, içkiden içip tekrar yukarı çıkan adama: "Ya ne yaptın Superman ya" demişler.
DOKTOR
Adamın biri doktora gitmiş. Doktor muayene etmiş ve bizimki sormuş: "Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?" Doktor cevaplamış: "10" Bizimki de "Ne 10'u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?" Doktor: "9, 8, 7, 6...."
TAHLİL MAKİNESİ
Adamın biri tahlili için bir laboratuara gitmiş ve "Efendim ben bu konulara çok titizim, lütfen tahlilde bir yanlışlık olmasın demiş" Yetkili ise "Aman efendim bizim makinemiz son teknoloji ürünüdür, kesinlikle hiçbir hata olmaz" diyerek makineyi uzun bir süre övünce bizimki sinirlenmiş ve "Hadi bunu bulsun da göriyim" diyerek hanımının idrarını, kızının idrarını ve de arabasının motor yağını karıştırarak tahlile vermiş. Tahlil sonucunu ise yetkili açıklamış: "Karınızın durumu iyi, kızınız hamile, arabanızın ise yağının değiştirilmesi gerekiyor"
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| TRForumcu.NeT | Bilgi ve Paylaşım Platformu |
|
Fanatik Galatasaraylı adamın biri hastalanmış, öleceğini anlamış ve oğlunu yanına çagırmış demiş ki; -Oğlum ben artık fenerbahçeliyim demiş ve oğlu şaşırmış -Baba sen fanatik galatasaraylısın şimdi niye takımını değiştiriyorsun -Oğlum ben öleceğimi anladım ve dünyadan bir cimbomlu ayrılcağına bir fenerli ayrılsın der
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| TRForumcu.NeT | Bilgi ve Paylaşım Platformu |
|
|
| TRForumcu.NeT | Bilgi ve Paylaşım Platformu |
|| AdidaS ||
KUşadası Davutlardan Selam YArın Didimden Selam
|
harika fıkralar saolun
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|