Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasinin bosalmasini beklemektedirler.
Mühendis:" Bu adamlar ne yapiyor böyle, 15 dakikadir bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalik görmedim."
Rahip: "Iste görevli geliyor, onunla konusalim."
Rahip: "Merhaba, Su anda sahada olan grup ne zaman çikacak, neden bu kadar yavaslar?"
Görevli "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çikan yanginda gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman
burada ücretsiz oynamalarina izin verildi.
Rahip: "ne kadar üzücü, bu aksam onlar için dua edecegim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaslarla konusup onlar için bir seyler yapabilir miyiz diye bakacagim."
Mühendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamiyorlar?"
küçük rafet derslerine çok iyi çalısıyor, sınıfta sürekli en iyi notları alıyordu. Dönem sonunda da ''pekiyi'' ile dolu karnesini eve getirdi.
Babası karneye şöyle bir baktı ''aferin benım aslan oğluma. belli ki zekasını benden almış'' dedi.
O sırada annesi söze karıştı.
''ona ne şüphe, çünkü benim zekam tamamıyla yerinde duruyor.''
- Alo buyrun
- Hüsamettin orada mı?
- Hayır daha gelmedi
- Ne zaman gelir?
- Ben bilemem Allah bilir
- Orası neresi?
- Karacaahnet mezarlığı
Hoca'nın canı şöyle bir tarhana çorbası çekmiş.
Başlamış ağzı sulana sulana hayal kurmaya.
O sırada kapı çalınmış ve komşunun oğlu:
- Hocam, annem hasta, bir tas çorba istiyor demiş.
Hoca,söylenmiş kendi kendine:
- Hey Allah'ım, bizim komşular hayalin bile kokusunu bile alıyor!
türklerle yahudiler savaşırken yahudi komutanın aklına bir fikir gelir.
askerlerine şöyle der :
-hazır olun ve ayağa kalkanı vurun. ardından "aliiiii" diye bağırır.Türk tarafındaki aliler ayağa kalkınca hepsi vurulmuş.sonra "ahmeeett" diye bağırmış ayağa kalkan ahmetler de vurulmuş.türk tarafındaki komutan temel askerlerine:
-şimdi siz hazırlanın ve ayağı kalkanı vurun
ardından seslenmiş:
-heeeeyyy burada 100 dolar buldum,bu kimin?
TÜRKLER SAVAŞI KAZANIR
temel istanbuldan bir araba almış ama ehliyeti yokmuş dursuna hemen telefon etmiş:
-uşaum gelde şu arabayu trabzon a kadar ***********ürelim.demiş
sabaha karşı trabzona 30 km kala arabanın vites kolu dursunun elinde kalmış.dursun temeli uyandırmış:
-uşaum kalk bu arabanın vite kolu elimde kaldu bu araba bozuk daa.
temel:
-tabi elinde kalır uşaum sabahtan beri oynaysun daa.!!
İki tane dağcı, birisi kekeme, dünyanın en yüksek dağına tırmanacaklarmış. Dağın ortasına tırmandıklarında, bizim kekemenin yine dili tutulmuş:
-"Çad.. çad.. çad..!" demeye başlamış. Öbür ki de;
-"Yukarı çıkalım, söylersin." demiş.
Çıkınca sormuş; "ne diycektin lan?" diye.
-"Çad.. çad.. çad.. çadırı aşağıda unuttuk!" diyor kekeme olan.
Çadır olmayınca Aşağı inmeye karar vermişler dağın ortasında kekeme yine;
-"Şak.. şak.. şak..!" diye konuşmaya çalışmış.
Öbür ki de, yine;
-"Aşağı inelim, söylersin" demiş.
Aşağı inmişler. Adam bakmış, çadır madır yok! Dönmüş ve sormuş:
-"Sen ne diyecektin?" diye...
-"Şak.. şak.. şak.. şaka yaptım!"
Otel katibi, yeni gelen yolcunun kimliğini yazıyordu.yolcuya sordu:
'mesleginiz?'
'yazar.'
'sanatınız?'
'yazarlık dedim ya.'
'anlatamadım,yani ne ile geçinirsiniz?'
'kalemle'
Katip, meslek bölümüne şöyle yazar:'kalem tüccarı!..'
Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş.
Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş.
Hoca padişahtan korkmadan :
-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.
Padişahın sinirden sakalları titremiş.
Bu durumu gören Hoca :
-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.
Emeğe Saygı Lütfen